“Influencer Marketing” teriminin 2013-2016 yılları arasında Google’da aranma oranının giderek artması,
bu pazarlama modeline artan ilgiyi net olarak gösteriyor. Bu ilginin başlıca sebebi, doğru yapıldığında düşük bütçelerle bile çok yüksek geri dönüşler getirebiliyor olması.

McKinsey’nin yaptığı çalışmalarda, 2014 yılında genel ortalama, influencer marketinge yatırdıkları her 1$ başına 6.85$ geri dönüş alırken, 2015’te bunun 9.60a çıktığı görülüyor. Tomoson araştırmalarında ise bu pazarlama modelini doğru şekilde yapan şirketlerin, genel ortalamaya göre 3 kat ve daha fazla geri dönüş oranı (ROI) sağladığı ortaya çıkıyor.

Influencer Marketing Kampanyanızı Bu Adımları Uygulayarak Oluşturabilirsiniz:

1- Kampanya ana hedefinin belirlenmesi

Markaların her zaman nihai amacı satışları arttırıp kar marjını yükseğe taşımak olsa da influencer marketing bunun hangi yolla gerçekleşeceğine odaklanıyor. Bu, markanın tanıtımını yapmak, farkındalık yaratmak, bir mobil uygulamanın kullanıcı sayısını arttırmak, yeni bir ürünü ön plana çıkarmak, marka hakkında konuşulmasını sağlamak, web sitesi trafiğini arttırmak gibi daha spesifik hedefler olmalıdır. Nihai hedef her zaman bir girişimin veya şirketin büyümesine yardımcı olmak olsa da, bunu yapabilmek için hangi KPI’ların önemli olduğunu kampanya öncesinde belirlemek çok önemli bir konu.

Kampanya öncesi, ulaşılmak istenen hedefin net olarak belirlenmesi, projenin tüm stratejisinin de bu hedef baz alınarak doğru şekilde kurgulanmasını sağlayacaktır.

2- Hedef kitlenin tespit edilmesi

Her ürünün veya servisin hedeflediği tüketici yapısı birbirinden farklıdır. Markanın hedef kitlesini iyi tanıması, doğru influencer seçimi için hayati önem taşıyor.
Büyük markalar genelde hedef kitlelerini çok iyi tanıyorlar, ancak girişimlerde ve yeni ürünlerde doğru analizi yapabilmek adına “focus group”lar gibi, hedef kitleyi çok daha iyi tanımayı sağlayacak çalışmalar, başarının anahtarı…
Kampanyanın başarıya ulaşması için markanın hedef kitlesiyle influencerların (sosyal medya ünlülerinin) takipçilerinin birbiriyle örtüşmesi gerekiyor. Böylelikle, doğru erişimi yaratacak kişilerle partnerlik yapıp, potansiyel müşteriye daha kolay oluyor. Influencerlar takipçileri üzerinde yüksek bir etki gücüne sahip, ancak her influencerın takipçi kitlesi birbirinden farklı. Bu yüzden doğru etkileşimi sağlayabilmek için markanın hedef kitlesinin çok net şekilde belirlenmesi çok çok önemli.

3- Kampanyanın sürdürüleceği sosyal medya kanallarının belirlenmesi

Influencer marketing kampanyaları yapan markaların en çok tercih ettiği platform şu sıralar Instagram. 2016 yılı Haziran ayından, Aralık ayına kadar dünya çapında 100 milyon kullanıcıyı bünyesine kattı. 2018 Haziran itibariyle de aylık aktif kullanıcı sayısı 1 milyara ulaştı. Instagram, micro influencerların da bulunduğu çok sayıda etki sahibi kişiyi içinde barındırıyor. Bu nedenle, farklı alanlarda maksimum etkileşimi almak Instagram üzerinden çok daha kolay oluyor.

Facebook, Twitter, Youtube, Snapchat, bloglar ve hatta Linkedin de influencer marketingte etkin olarak kullanılıyor. Her marka için en iyi platform Instagram’dır diyebilmek mümkün değil. Markaların stratejilerine en uyumlu platformları seçmeleri gerekiyor. Genelde birçok marka birden fazla platformu kullanıyor olsa da, pazarlama bütçelerinizle en yüksek geri dönüşü nereden alabileceğinizi analiz etmeniz ilk önemli öncelik.
Ancak bazen hipotezlerden çok daha farklı sonuçlar çıkabilmesi mümkün. Bu yüzden farklı sosyal medya platformlarındaki geri dönüşlerinizi test etmeniz ve sonrasında nihai kararlarınızı vermeniz, uzun vadede ve kısa vadede bütçenizle en yüksek geri dönüşleri almanızı sağlayacaktır. Bunu en iyi şekilde yapabilmek doğru Big Data araçlarını kullanmaktan geçiyor.

4- Influencerların seçimi

Pazarlamacıların %75’i onlar için en büyük zorluğun doğru influencerı seçmek olduğunu söylüyor.
Erişimin ve takipçi sayılarının en önemli parametre olarak düşünüldüğü zamanlar sona eriyor. Markalar, sosyal medyada, hedef kitlelerinde olmayan kişilere erişmenin efektif olmadığının farkındalar.
Micro-influencer diye tabir edilen daha az takipçiye sahip kişilerin, milyonlarca takipçiye sahip olan ünlülere göre, takipçi başına aldıkları etkileşim ve geri dönüşler çok daha yüksek oluyor. Dolayısıyla, markanın hedefini ve hedef kitlesini içeren briefin ışığında, ilk olarak influencerların takipçi uyumluluğunu, sonra etkileşim oranlarını, en son olarak da bütçe/etkileşim grafiklerini ölçmek bu işin kilit noktası. Bu noktada, büyük veri analizinden yararlanmak sürecin hem doğru, hem de hızlı işlemesini sağlıyor.

Hedef kitlenin yaş aralığı, nerede yaşadığı, hangi demografik grupta olduğu sorularının cevapları, etkinin tam olarak ne ve nerede olduğunu belirliyor. Etki tanımlandıktan sonra etkileyeni tanımlamak da doğru tüketiciye ulaşmak anlamına geliyor. Etkileşim oranlarının yüksek olması da influencer ve takipçileri arasındaki bağın gücünü gösteriyor. Bağ ne kadar güçlüyse, tüketicinin satın alma eğilimi de o kadar artıyor.

5- Proje kurgusunun oluşturulması

Doğru influencerları seçtikten sonra kreatif bir hikayenin yaratılması, ilgili doğru hashtaglerin belirlenmesi de influencer marketingten yüksek geri dönüşler alınmasını sağlamada büyük bir rol oynuyor. Hikayenin yaratıcı olması, insanların markaya olan ilgisini de derinden etkiliyor. Proje kurgusu, influencerların markanın ürünü ya da servisleri hakkındaki deneyimleri üzerinden olabiliyor.

Tüketicilerin %74’ü herhangi bir alışveriş yapmadan önce alacakları ürünü sosyal medyada araştırıyor, %92’si ise insanların (o insanları tanımasalar bile) ürün hakkında yaptığı tavsiyelere inanıyor. Tüketiciler takip ettikleri ve güvendikleri influencerların marka deneyimlerini gördüklerinde ise buna kayıtsız kalmıyorlar. Dolayısıyla bu yöntem sayesinde satın alma eğilimi daha da yükselmiş oluyor.

WoM (ağızdan ağıza referansla pazarlama) etkisini maksimum seviyeye çıkartabilmek için, kampanyaların sadece kreatif olmakla kalmayıp, reklam kokmamaları da çok önemli. “Gizli reklam” influencer marketingin getirdiği en büyük fırsatlardan biri. Bu fırsatı fark eden ve stratejilerini bu model üzerinden yürüten markaların influencer marketing kampanyalarından alacağı geri dönüşler çok daha yüksek seviyelerde olacaktır.
Bir marka tarafından yapıldığı belli olan kampanyalarda ise, user generated content (kullanıcı tarafından oluşturulmuş içerik) kavramı en büyük başarılara ulaştıran yöntemler arasında yer alıyor. Bu tarz kampanyalar hedef kitleyi ilginç şekillerde içerik üretmeye yönlendiriği için, etki gücü yine yüksek derecede oluyor. User generated content kampanyaları yaparken, hediye ve ödül kurgularının doğru belirlenmesi en önemli önceliklerden biri. User generated content aynı zamanda tüketicileri markanın bir parçası olarak hissettirme konusunda da oldukça etkili…

6- Kişiselleştirilmiş brieflerin verilmesi

Influencerların etkileşimlerini maksimize eden koşullar değişkenlik gösterdiğinden, her influencerın analizi detaylı şekilde yapıldığında, başarı katsayısı artıyor. Örneğin, bir influencerın, hangi gün ve saatte paylaşım yaptığında, paylaşımda hangi filtreyi kullandığında, paylaşım altına yaptığı açıklamada kaç karakter ve hangi hashtagleri kullandığında en yüksek etkileşimleri aldığı ve bunun gibi bir çok veri büyük veri analizleri sonucunda gözlemlenebiliyor. Dolayısıyla, bu veriler ışığında briefler kişiselleştirilmiş olarak verildiğinde, kampanya geri dönüşleri ciddi bir oranda artış gösteriyor.

Kampanyayı bir bina gibi düşünürsek, temeli sağlam inşa etmek gerçekten önemli. Doğru stratejiler sadece kreatif olmaktan değil, influencer marketingin sırlarını bilmekten, verileri incelemekten, daha önce başarılı olmuş kampanyaların ortak sırlarını anlamaktan ve nihai hedeflerinizi en başarılı şekilde gerçekleştirecek doğru kurguyu yaratmaktan geçiyor.

Büyük başarılar, çoğu zaman şans eseri gerçekleşmez…